Bulmacalar

Kolay, Zor keyifle çözeceğiniz bulmacalar için tıklayın.

Sesli Hikayeler

Hikayeleri okurken aynı zamanda dinleyebilirsiniz.

Kim Kimdir?

Amine Begüm

Ahunt Molla Muhammed Salih Mazenderanî, ünlü bir âlimdir. Talebeliğinin ilk yıllarında derslerini mütalâa etmek için bir lâmba alamayacak kadar fakirdi.

Molla Salih, İsfahan'a gidip olağanüstü bir azim ve çabayla mükaddemat derslerini bitirdi. Şevk ve zevkle ders okuyan bu genç talebe, bir süre sonra Molla Muhammed Taki Meclisî'nin derslerine katılabilecek seviyeye ulaştı ve kısa bir sürede üstadının özel teveccühüne mazhar oldu.

Gençlik yılları birbiri ardınca geçip giden Molla Salih, bekâr olarak yaşıyordu. Üstadı Birinci Meclisî, iftihar edilecek öğrencilerinden olan bu dahi âlimin bekâr kalmasına üzülüyordu. Bir gün dersten sonra Molla Salih'i halvette yanına çağırarak, "İzin verirsen, sana bir eş seçmek ve seni evlendirmek istiyorum." dedi.

Molla Salih, başını aşağı eğerek lisanıhâl ile evlenmeye hazır olduğunu bildirdi.

Allâme Meclisî, evinin enderununa giderek dinî ilimler ve edebiyat alanında kemal haddine ulaşan âlime kızı Amine Begüm'ü yanına çağırdı ve, "Kızım! Sana fakir olmasına rağmen faziletli ve bilgili bir eş seçmişim. Ancak bu işin gerçekleşmesi, senin iznine bağlıdır."

Amine Begüm, "Babacığım! Yoksulluk ve fakirlik, erkek için ayıp değildir." diyerek fakir, ama âlim damat ile evlenmeye razı olduğunu bildirdi.

Aynı gün nikâh akitleri okundu ve sade bir merasimle gelin damadın evine göçürüldü. Damat, gelinin duvağını kaldırıp güzel yüzünü görünce Allah'a şükretti ve mütalâa için bir köşeye çekildi.

Kazara çok müşkül ilmî bir meseleyle karşılaşmıştı ve her ne kadar düşünüp mütalâa ediyor idiyse, bir türlü halline muvaffak olamıyordu. Gelin, kendine has merak hissiyle meselenin ne olduğunu ve hangi kitapta bulunduğunu anlamıştı.

Damat, geline el sürmeden ertesi sabah ders vermek için evden çıktı. Damat gittikten sonra gelin kalktı, meseleyi buldu ve geniş bir şerhle birlikte çözümünü yazıp kitabın arasına koydu.

İkinci gece damat, kitabı açıp o yazıyı görünce eşi Amine'nin yüksek ilmî makamını anladı ve alnını secdeye koyarak bu nimet için de şükür secdesi yerine getirdi ve sabaha kadar ibadet ve şükürle meşgul oldu. Böylece gerdeğe girme olayı üç gün gecikmiş oldu.

Merhum Meclisî, durumdan haberdar olunca Molla Salih'i yanına çağırarak, "Şayet bu kız senin şanına lâyık değil veya onda gönlün yoksa açıkça bana söyle de başka bir kızı sana nikâhlayayım." dedi.

Molla Salih, "Hayır." dedi, "Sizin bilgili kızınızda gönlümün olmaması diye bir şey asla söz konusu değildir. Ben sadece, bana böyle bir eş nasip ettiği için gücüm yettiğince Allah'a şükretmek istiyordum."

Merhum Meslisî, "En büyük şükür, âczi itiraftır." dedi.

Ondan sonra gerdeğe girme olayı gerçekleşmiş oldu. Allah, bu iki kuluna tertemiz bir zürriyet verdi ve bu iki değerli insanın neslinden nice takvalı âlimler ve salih kişiler dünyaya geldi.