Bulmacalar

Kolay, Zor keyifle çözeceğiniz bulmacalar için tıklayın.

Sesli Hikayeler

Hikayeleri okurken aynı zamanda dinleyebilirsiniz.

İSLÂM DİNİNİN MEDİNE-İ MÜNEVVERE’DE YAYILMASI VE MÜSLÜMANLARIN ORAYA HİCRET ETMELERİ

Müslümanlık Medine-i Münevvere'de Evs ve Hazrec kabileleri arasında günden güne süratle yayılıyordu. Ashab-ı Kiram'dan Musab bin Umeyr bunlara Kur’an-ı Kerîm’i ve İslâm adabını öğretmek için tertemiz şehir Medine-i Münevvere’ye gönderilmişti.

Nihayet reisle-rinden Sa’d bin Muaz ile Üseyyid bin Huzeyr de Müs¬lüman olunca, bu iki kabile arasında Müslümanlık ni¬metine nâil olmayan hemen hemen kimse kalmadı.

Mekke-i Mükerreme'deki Müslümanlar müşriklerden tahammül edilemeyecek eziyet görüyorlardı. İkinci Aka¬be Bey'atı’ndan sonra azar azar Medine-i Münevvere'ye gizlice hicrete başladılar. Yalnız Hazreti Ömer Mekke-i Mükerreme’den çıkacağı zaman Kâbe Muazzama’yı ziyaret edip orada top¬lanmış olan müşriklere hitaben;

Siz ne akılsız kimselersiniz ki, taştan, ağaçtan yapılmış şeyleri ibadet edip tapınılacak şeyler olarak tanıyorsunuz. İşte ben gidiyorum; babasını ' evlatsız, evladını babasız, karısını kocasız bırakmak isteyenler varsa; beni takip etsinler" diyerek, açıktan açığa çıkıp gitmişti.
Medine-i Münevvere’ye hicret eden ashaba "Muhacirîn" (yani; hicret edenler) denir. Tertemiz Medine-i Münev¬vere ahalisinden olanlara da; "Ensâr” (yani; yardımcılar) denilir. Bu kişiler Muhacirlere pek çok yardım etmiş ol¬dukları için, bu "Ensâr” unvanını almışlardır. (Hak Teâlâ Hazretleri hepsinden razı olsun).