Oyunlar

Sizin için özel seçtiğimiz birbirinden eğlenceli oyunlar için tıklayın.

Fıkralar

Çok güleceğiniz komik fıkralar. Görüntülemek için tıklayın.

BİRİNCİ VE İKİNCİ BEDİR GAZVESİ (624)

Kureyş kabilesinden bir çete Medine-i Münevvere civarına kadar sokulup ahalinin hayvanlarını vurmuşlardı. Resûl-i Ekrem Efendimiz bunu haber alınca; Hazreti Ali (ra)'yi sancaktar tayin ederek muhacirlerden bir grupla bu çeteyi takibe çıktı. Bedir denilen bir nahiyeye kadar gittiler. Fakat çete kaçıp gitmiş olduğundan, geri dön-düler.

İşte buna Birinci Bedir Gazvesi denilmiştir. İkinci Bedir Gazvesine gelince; bu da Peygamber Efendimiz (sav)'in hicretinin ikinci senesi şerefli Ramazan ayında meydana gelmiştir. Buna Bedr-i Kübra (Büyük Bedir) da denilir. Şöyle ki; şanı yüce Peygamber Efendimiz (sav) Mekkeliler'e ait olup, Şam'dan geri dön¬müş bulunan bir ticaret kafilesini elde etmek üzere üç yüz beş kişi ile Medine-i Münevvere’den Revha denilen yere çıkmıştı. Bu kişilerden altmış dördü Muhacirler'den, geri kalanı da Ensar’dandı. İşte Müslümanların ilk ordusunu meydana getirenler bu zâtlardır. Kafile bunuhaber alıp, başka bir yoldan kaçıp gitmiş, vaziyet hakkında Mekkeliler’e haber göndermişti. Mekkeliler dokuz yüz elli kişilik bir ordu ile kafileyi kurtarmaya koştular. Bedir'e kadar geldiler, Müslümanlarla savaşmak istiyor¬lardı.

Düşman ordusu Bedir suyunu önceden tutmuş, İslâm kuvveti susuz kalmıştı. AllahüTeâlâ Hazretleri o gece Müslümanlara tatlı bir uyku verdi. Karşılarında düşman yokmuş gibi korkusuz bir halde uyuyup yorgunluktan kurtuldular. Ertesi gün de yağmurlar yağdı, dereler aktı, Müslümanlar su sıkıntısından da kurtuldular. Bulundukları yer askerî harekete elverişli bir hale geldi. Nihayet savaş başlamıştı. Düşman tarafından atılan bir ok ile Hazreti Ömer (ra)'in azatlısı olan Mihcâ şehit düştü. Peygamber Efendimiz (sav);
"Mihcâ şehitlerin efendisidir" buyurmuştur. Müslü- manlardan cihat meydanında ilk şehit olan bu zâttır. (Allah ondan razı olsun). Şan sahibi Peygamber Efedi- miz (sav); Yâ Rabbi, İslâm’a yardım et. Eğer bugün İslâm cemaatini helâk (yok) edersen, yer yüzünde sana ibadet edecek kimseler kalmayacaktır” meâlinde dua etti ve yerden bir avuç ufacık taşlar alıp;

Yüzleri kara olsun” diye düşmanların üzerine saçtı. Bu taşlardan her biri bir mucize olarak müşriklerden birinin gözüne veya kulağına isabet etti. Nihayet düşman ordusu fena halde bozuldu. Ebû Cehil haini iki genç İslâm mücahidi tarafından öldürüldü. Düşmandan yetmiş kişi öldürülmüş, yetmiş kadar da esir alınmıştı. Müslümanlar ise, on dört şehit vermişlerdi. Düşmandan alınan esirlerin bir kısmı para ile, bir kısmı parasız azat edilmiştir (serbest bırakılmıştı). Bazıları da Ensar-ı Kiram'dan on çocuğa okuma yazma öğretmek şartıyla azat edildi. Esirleri öldürmeye Peygamber Efendimiz (sav)'in şefkatleri razı olmamıştı. Bedir muharebesinin İslâm tarihinde önemi pek büyüktür.

Bedir muharebesinde düşman ordusu İslâm kuvvetinin üç mislinden fazla idi. Fakat yine İslâm kuvvetine yenildiler. Çünkü düşmanların arasında kavmiyet duygusun-dan, cahilce bir gururdan başka bir bağlayıcı bağ yoktu. Müslümanlar ise, Allah'a ve insanlığa hizmet etmek arzusunda idiler. Aralarında bir din bağlılığı vardı. Manevî kuvvetleri pek yüksekti. Şehitliğin pek büyük bir rütbe olduğuna inanıyorlardı. Başkumandan¬ları olan Resül-i Ekrem Efendimiz’in her emrine itaat ediyorlardı. Din yolunda can vermeyi (şehadeti) bir mutluluk biliyorlardı.

İşte bu sayede parlak bir zafere kavuştular. Müslümanlar kuvvet buldu, birçok kimseler gelip İslâm ile şereflendiler.