Bulmacalar

Kolay, Zor keyifle çözeceğiniz bulmacalar için tıklayın.

Sesli Hikayeler

Hikayeleri okurken aynı zamanda dinleyebilirsiniz.

PEYGAMBER EFENDİMİZ (SAV)'İN ÇOCUKLUĞU VE İLK EVLİLİĞİ

Peygamber Efendimiz (sav)'in çocukluk çağı da pek kutsal bir şekilde geçmiştir. Kendisi henüz doğar doğ¬maz birçok harika olaylar meydana gelmişti.

Meselâ Kâbe-i Muazzama içerisine Allah'a ortak koşanlar tara¬fından konulmuş olan putlar yüz üstü yerlere düşmüş, ateşe tapanların ateşleri sönmüş, bazı kimseler tarafın¬dan garip rüyalar görülmüştü. Mekke-i Mükerreme halkı yeni doğan çocuklarını; ha¬vası güzel yerlerde yaşayan ve konuştukları Arapça çok güzel olan seçkin aşiretlerden bir sütanneye verirlerdi. Nitekim Peygamber Efendimiz (sav) de Saadoğulları kabilesinden Hâlime Hatun'a verildi. Hâlime bu melek¬lerden daha güzel ve daha nezih çocuğu bağrına bastı ve alıp kendi yurduna götürdü ve besledi.

Halime Hatun, koyunlarının sütündeki artışın ve hanelerin¬deki bereketin bu yetim çocu¬ğun yüzü suyu hürmetine olduğunu hissetmişti. Fakat ayrılma vakti gelmişti ve bu yavruyu dört sene sonra saygıdeğer annesine teslim etti.
Annesi Hazreti Âmine de bu günahsız yavrusunu alıp, kendisinin dayıçocukları olan Neccaroğullarını ziyaret etmek üzere Medine-i Münevvere’ye götürdü. Bir müd-det orada kaldılar, sonra Mekke-i Mükerreme’ye döner¬lerken, Hazreti Âmine Ebva denilen yerde henüz yirmi yaşında iken vefat etti. Böylece Peygamber Efendimiz (sav) henüz altı yaşlarında iken annesini de kaybederek yetimliğiyle beraber öksüz (annesiz) de kalmış oldu.

Ümmü Eymen adındaki dadısı kendisini alarak Mek- ke-i Mükerreme'ye getirdi ve dedesi Abdülmuttalib'e teslim etti. Bundan iki sene, sonra da Abdülmuttalib Hazretlerivefat edince, âlemin kendisiyle övündüğü Efendimiz amcasıEbûTâlib'in yanında kalmaya baş¬ladı.

EbûTâlib, kardeşinin oğlu Hazreti Muhammed (sav)'i çok sever ve pek fazla korurdu. Bir aralık ticaret için Şam tarafına bir kafileyle beraber gidiyordu; bu sıralar-da henüz on iki yaşlarında bulunan Peygamber Efendi¬miz (sav)'i de beraberinde götürdü. Busra denilen yere kadar gittiler, alış verişlerini bitirip birkaç gün sonra da geri döndüler. Nitekim Efendimiz on yedi yaşlarında iken de diğer bir amcası Zübeyr ile beraber Yemen'e gidip, az sonrada dönmüşlerdi.

Hazreti Muhammed (sav)Efendimiz artık Kureyş kabilesi arasında büyük bir şeref ve şanıüzerinde taşıyordu. Ken¬disine 'Güvenilir Muhammed’ mânasında ' Muhammedü’l-Emîn' deniliyordu.
Kureyş'in pek şerefli âilesindenHuveylid kızı Hatice (ra) adında son derece muhterem (saygıde¬ğer) ve zengin bir hanım vardı, ken¬disi henüz gençken dul kalmış bulunuyordu.Bazı kimselere sermaye vererek ticaret yaptırıyordu.

Nitekim âlemin kendisiyle övündüğü Efendimiz’e de sermaye verdi; kendi kölesi olan Meysere'yi de yanına katarak Şam taraflarına beraber gitmelerini rica etti. Peygamber Efendimiz (sav) de bunu kabul etti ve Mey- sere ile beraber Busra'ya kadar gittiler. Oradaki işlerini görüp, birkaç gün içinde geri döndüler.
Kâinatın kendisiyle övündüğü Efen¬dimiz henüz yirmi beş yaşlarında idi. O sıralarda Hazreti Hatice validemiz (ra) de kırk yaşlarını geçmiş bulunu¬yordu. Pek yüksek bir ruh yapısına sahip, pek de şerefli bir âileye mensup n Hazreti Hatice validemiz (ra), Pey¬gamber Efendimiz (sav)’in muhterem eşi olmak şerefine her yönüyle lâyıktı. Buna binaen Peygamber Efendimiz (sav) Hazreti Hatice validemiz (ra)'le evlenmiş, o müba¬rek annemizi ilk eşi olmak şerefine kavuşturmuştur.

Peygamber Efendimiz (sav)'in Haz- reti Hatice validemiz (ra)'den ilk k önce Kâsım adındaki mübarek oğlu dünyaya gelmiş, bundan dolayı Peygamber Efendimiz (sav)'e künye olarak Ebû'l- Kâsım (Kâsım’ın babası) denil¬miştir. Bundan sonra da Abdullah adındaki muhterem oğlu ile;Zeyneb,Rukiye, Ümm-ü Gülsüm, Fâtımatü'z- Zehra adlarındaki mübarek kızları dünyaya gelmişlerdir. Kâsım, İbrahim ve Abdullah Hazretleri henüz çocukken vefat etmişlerdir.