Boyama Kitabı

Sizin için seçtiğimiz çizimleri boyayın eğlenin.

Okuma Testi

Ne kadar hızlı okuyabiliyorsunuz denemek için tıklayın.

Sesli Hikayeler

Sesli Hikayeler

  • Kulede İftar

    Bir varmış bir yokmuş. Eski zamanlardan kalan bir kule varmış. Adı da Kız Kulesiymiş. Kız Kulesi'nin patronu Ramazanda gelen misafirlerine harika bir iftar sofrası sunarmış. Bu patronun bir de şımarık mı şımarık bir kedisi varmış. Her gün kendisine özel yapılan balkonuna çıkar, yemeğini yer ve etrafındakileri seyredermiş. Patronunun yaptığı yemekleri hiç beğenmez, kendi kendine durmadan söylenirmiş: "Somon balığının üzerine hiç sarımsaklı krema konur mu, orucunu açan kişiye bu kadar yemek verilir mi, herkes aç ge...

    Devamı için tıklayın
  • Mal ve Mülk Gitsin, Huzur Gelsin

    Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler hamal iken, ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, karlı bir günde Urfa'ya kar yağmış. Galip Bey de sabah namazını eda etmek üzere abdest almış. Camiye gitmek için sokak kapısını açmış. Herkesin uykuda olduğu bu vakitte, sokağa çıktığında evinin önündeki ayak izleri dikkatini çekmiş. Bir anlam verememiş, ama tedirgin olmuş, kalbine bir vesvese düşmüş. Eve geri dönmüş. Sokak kapısını kilitlemiş. Evin bütün odaları...

    Devamı için tıklayın
  • Ormanlar Kralı Fil

    Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, ormanda yaşayan hayvanlardan en irisi olan fil ormanda kendi halinde yaşarmış. Bu fil biraz oburmuş ama çok da dürüst bir hayvanmış. Bir gün kendi kendine şöyle bir karar vermiş. Yemek yerken fazla atıştırmayacak Peygamberimizin sünnetini aynen uygulayacakmış. Yani, sofraya aç oturup, doymadan kalkacakmış. İlk gün çok zorlanmış. İkinci gün alışmış. Üçüncü gün, dördüncü, beşinci derken, hafta sonra tamamen alışmış. Fil bir yandan içinden gelen "yeme...

    Devamı için tıklayın
  • Padişah Olacak Çocuk

    İnsanoğlu on çağ, yüz çağ, bin çağ öncesinde de mutlu bir yaşamın insanca davranış-larla kazanılacağını bilirmiş aslında! Bu insanca davranışlar iyilik, merhamet, yardımlaşma, sevgi, saygı ve daha pek çok güzel değerlerin yaşanması demekmiş. Ama bu tüm güzelliklerin içinde inci gibi par-layan bir değer varmış ki, onun adı doğrulukmuş. Çünkü insanların kardeşçe bir arada yaşayabilmesi için en başta adalet gerekmiş. Adalet ise ancak doğruluk toprağında boy verebilen benzersiz bir çiçekmiş… İşte çok eski zamanlarda ...

    Devamı için tıklayın
  • Sevgi Ormanı

    Bir varmış, bir yokmuş. Uzak diyarların birinde, birbirine komşu iki orman varmış. Bu iki ormandan birinde, kralından tutun da uçan kelebeğine kadar herkes çok mutluymuş. Bütün hayvanlar, birbirlerini çok sevdiğinden birlik ve beraberlik içinde yaşarlarmış. Bu ormanı bilen herkes, buraya Sevgi Ormanı dermiş. Bu ormanın komşusu olan diğer ormanın sakinleri, o kadar sevgi dolu değilmiş ve Sevgi Ormanı'nı çok kıskanırlarmış. Tek düşünceleri, Sevgi Ormanı'nın düzenini bozarak ormanın tamamını ele geçirmekmiş. Artık bu...

    Devamı için tıklayın
  • Tembel Karga

    Uzak ülkelerden birinde tembel bir karga yaşarmış. Sadece çok acıktığı zamanlarda yuvasından çıkar, onun haricinde hiç bir şeyle uğraşmaz, tembel tembel uyurmuş. Günlerden bir gün yuvasında uyuyormuş. Ansızın çıkan bir fırtına karganın yuvasını alt üst etmiş. Kargayı da çok uzaklara savurmuş. Karga ne olduğunu anlayamadan kendini bir güvercin yuvasında buluvermiş. Güvercin yuvası karganın çok hoşuna gitmiş. Sonra da hiç bir şey olmamış gibi yuvada uyumaya devam etmiş. Aradan biraz zaman geçtikten sonra karga, bir ...

    Devamı için tıklayın
  • Yaşlı Kadının Gözyaşları

    Yaşlılar, hayatı acılarıyla, sevinçleriyle nokta nokta yaşamış insanlardır. Hele ömürle-rini hak yolunda harcamış, saçını-sakalını bu yolda ağartmışlarsa, onlardan alacağımız ve öğreneceğimiz çok şeyler vardır ve onlar herkesten çok saygıya, sevgiye, hürmete layık kimselerdir. Bir toplumda huzurun temin edilmesinde saygının, hürmetin büyük bir yeri ve tesiri vardır. Özellikle toplumun büyük bir kısmını teşkil eden yaşlılara gösterilecek hürmet, toplu-mun huzurunun temel esaslarındandır. Eski bir zamanda yaşlı bi...

    Devamı için tıklayın
  • Yavru Fil ve Genç Adam

    Eski zamanların birinde bir bilge kişi varmış. Bu bilge kişinin ünü pek çok yere yayılmış. Herkes onu çok sever, öğütlerinden faydalanmak istermiş. Ününü duyan bir grup tüccar da bir gün uğrayıp öğüt almak istemişler. Bilge, çeşitli öğütlerde bulunduktan sonra; "-Yolunuzun üzerinde filler göreceksiniz. Sakın onları avlamayın ve bir zarar vermeyin. Hiçbir canlıya eziyette bulunmayın!" demiş. Tüccarlar hayır dualarda bulunarak yollarına devam etmişler. Yolda yiyecekleri tükenmiş ve çok acıkmışlar. Bir yandan yürüy...

    Devamı için tıklayın
  • Yetim Sofrası

    Genç adam bir eczanede kalfa olarak işe girmiş, tatlı dili ve çalışkanlığıyla kısa sürede göz doldurmuştu. İstenen ilaçları son hızla hazırlarken, bir yandan da müşteriyle sohbet ederdi. Gelenler hep keyifsiz insanlardı. Fakat kalfa mutlaka bir ortak nokta buluyor ve onlarla arkadaşlık kuruyordu. Orta yaşlı bir hanım olan eczacı, kalfasından son derece memnundu. Bu yüzden de aylığına sık sık zam yapıyordu. Genç adam, yapılan bu zamları yetersiz bulduğundan, en pahalı ilaçlardan aşırmaya başladı. Bunları el altında...

    Devamı için tıklayın
  • Zeki Tavşan ile Çalışkan Kaplumbağa

    Bir varmış, bir yokmuş. Çok iyi arkadaş olan bir tavşan ile bir kaplumbağa varmış. Bu iki arkadaş aynı sınıftaymışlar. Tavşan diğer arkadaşlarına göre daha zekiymiş. Okuduğu her şeyi bir daha okumasına gerek kalmadan anlıyormuş. Kaplumbağa ise tavşana göre biraz daha geç anlıyormuş. Onun için bir şeyi birkaç defa okuması gerekiyormuş. Tavşan zekası sayesinde derslerinde pek zorlanmıyormuş. Kaplumbağa ise derslerde biraz zorlanıyormuş. Derslerden iyi not alabilmek için düzenli olarak çalışıyormuş. Bundan da hiç bi...

    Devamı için tıklayın
  • Fakir

    Kadının biri, cömertliği ile tanınan yaşlı bir bilgenin yanına gidip, o şehirde kendisinden daha fakir bir insanın bulunmadığını söyleyerek yardım istemiş. Bilge adam, kadının kucağındaki bebeğin bir ipeği andıran yanaklarını okşayıp öptükten sonra: - Demek fakirsin, demiş. Ama karşılıksız yardım yapmak adetim değil. Eğer yardım istiyorsan, çocuğun parmağını satman gerekir. Kadın önce deli zannetmiş onu. Daha sonra da, kötü bir şaka yaptığını...Ama adam ciddi görünüyormuş. Kadına bir kese altın uzatıp: - Ay...

    Devamı için tıklayın
  • İnşallah

    Ali ile annesi el ele tutuşmuş halde evden çıktılar. Kendisini en fazla güçlü ve güvendiği anlar annesinin elini tuttuğu anlardı. Ana oğul el ele ilerlerken, annesinin arkadaşlarından birisi ile karşılaştılar. Selma teyzesi iyice yaklaşana kadar tebessüm ederek bakıyordu onlara. Yanlarına gelene kadar sürdü bu hal. Ve iyice yaklaşınca da; - Selamünaleyküm - Aleyküm selam nasılsın Selma? - Allaha şükür iyiyim arkadaşım ya sen nasılsın? - Şükürler olsun Selma nasıl olalım işte bildiğin gibi. - Nereye böy...

    Devamı için tıklayın
  • Komşunun Erikleri

    Haylaz Burak her zamanki gibi yine pencerenin kenarına oturmuş, hayran hayran komşuları olan Ayşe teyzenin evine bakıyordu. Onun ilgisini çeken sandığınız gibi Ayşe teyzenin evi değil; bahçesindeki iri iri eriklerdi! Burak içli bir "ahh" çektikten sonra kendi kendine; -"Ne olursa olsun bu erikleri almalıyım!" diyordu. Biraz düşündükten sonra hemen aklına bir fikir geldi; -"Hımm... Bahçe çitlerinin üstünden atlar, gizlice ağaca tırmanıp doyuncaya kadar yiyebilirim herhalde!" Haylaz Burak hemen planın...

    Devamı için tıklayın
  • Minik Serçe

    Avcının biri kuş avlamak için bir tuzak kurdu. Tuzağa küçük bir kuş yakalandı. Avcı, minik kuşu eline alınca şaşırdı. Çünkü minik kuş konuşuyordu. Minik kuş: - Ey insan oğlu sen birçok koyunlar, sığırlar, develer yedin. Onların etleriyle bile doymadın benim etimle mi doyacaksın? Ben senin dişinin kavuğunu bile dolduramam. Şayet beni bırakacak olursan sana üç öğüt vereceğim. Bunlar sana daha yararlı olabilir. Bu öğütlerden birini elinde, ikincisini şu damın üzerinde, üçüncüsünü şu dalın üzerinde söyleyeceğim. Bu ö...

    Devamı için tıklayın
  • Vicdanın Sesi

    Doktor olan Metin Bey, etrafındaki insanlar tarafından çok sevilen, dürüst, çalışkan, akıllı ve çok dindar bir insandı. Kuran’ı çok iyi bilir ve Allah’ın söylediklerini harfi harfine yerine getirirdi. Son derece güzel ahlaklı olan Metin Bey, hiçbir zaman sinirlenmez ve üzüntüye kapılmazdı. Her şeyin Allah’ın kontrolünde meydana geldiğini, başına gelen olayların kaderinde olduğunu, Allah’ın insanı bu dünyada imtihan ettiğini ve her zaman en güzel davranışlarda bulunması gerektiğini bilirdi. Daima vicdanının sesini d...

    Devamı için tıklayın