Bulmacalar

Kolay, Zor keyifle çözeceğiniz bulmacalar için tıklayın.

Sesli Hikayeler

Hikayeleri okurken aynı zamanda dinleyebilirsiniz.

Sesli Hikayeler

Tembel Karga

Uzak ülkelerden birinde tembel bir karga yaşarmış. Sadece çok acıktığı zamanlarda yuvasından çıkar, onun haricinde hiç bir şeyle uğraşmaz, tembel tembel uyurmuş.
Günlerden bir gün yuvasında uyuyormuş. Ansızın çıkan bir fırtına karganın yuvasını alt üst etmiş. Kargayı da çok uzaklara savurmuş. Karga ne olduğunu anlayamadan kendini bir güvercin yuvasında buluvermiş. Güvercin yuvası karganın çok hoşuna gitmiş. Sonra da hiç bir şey olmamış gibi yuvada uyumaya devam etmiş. Aradan biraz zaman geçtikten sonra karga, bir güvercinin seslenişiyle uyanmak zorunda kalmış. Güvercin, kargaya uyuduğu yuvanın kendi yuvası olduğunu söylemiş ve orada ne işi olduğunu sormuş. Ama karga, güvercinin yuvasını terk etmeye hiç de niyetli değilmiş.
Bulduğu bu yuvayı terk edip yeni bir yuva yapmanın ne kadar zor olacağını düşünmüş ve bu yuvayı sahiplenmeye karar vermiş. Ve güvercine, "Bak güvercin kardeş, ne yaparsan yap beni bu yuvadan çıkaramazsın. Bu yüzden çeneni boşuna boşuna yorma." demiş.
Güvercin, bakmış olacak gibi değil, çaresizce yuvasını terk etmek zorunda kalmış. Ama giderken kargaya şunları söylemiş, “Karga kardeş, seninle kavga edecek değilim. Zaten etsem de sana gücüm yetmez. Ben çalışıp kendime bir yuva daha yapabilirim. Ama sen bu tembelliğin ve yüzsüzlüğünle ancak başkalarının malına sahip çıkarsın. Buna da Allah razı olmaz.". Sonra oradan ayrılmış.
Güvercinin bu sözleri kargayı hiç etkilememiş. Tembel tembel uyumaya devam etmiş.
Bir süre sonra acıktığını hissetmiş. Karnını doyurmak için yiyecek aramaya koyulmuş. Uyuşuk uyuşuk uçarken yerde bir ceviz tanesi görmüş. Cevizi yemek için yere konmuş.
Tam cevizi yiyecekken, hareket eden kocaman bir ağaç yaprağı görmüş. Gözlerine inanamamış! Her halde hayal görüyorum, diye geçirmiş içinden. Ama yaprak hala hareket etmeye devam ediyormuş. Dayanamayıp yaprağı gagasıyla kaldırmış. Bir de ne görsün! Yaprağın altından küçük bir karınca çıkmamış mı? İşte o an aklı başına gelmeye başlamış. Yaprağı yavaşça aldığı yere karıncanın üzerine bırakmış. Sonra da düşünmeye başlamış. Ufacık bir karınca bile kendisinden çok büyük bir yaprağı yuvasına taşıyor. Ben ise tembelliğim yüzünden başkalarının yuvasına haksızca sahip çıkıyorum. Kendimden utanmalıyım, diyerek kendisinin olmayan yuvaya doğru yola çıkmış.
Yuvaya geldiğinde gördükleri karşısında bir kez daha şok olmuş. Çünkü bir atmaca yuvayı kendisine göre genişletmekle meşgulmüş. İlk şoku üzerinden attıktan sonra güvercinin sözleri aklına gelmiş. Güvercinin de dediği gibi Allah bu işten razı olmamış. Artık istese de yuvayı atmacanın elinden alamazmış. Onun için bu tembelliğinden kurtulması gerekiyormuş. Ve öyle de yapmış. Vakit geçirmeden kendisine bir yuva yapmak için işe koyulmuş. Günlerce bıkmadan sıkılmadan canla başla çalışmış. Sonunda kendine güzel ve sağlam bir yuva yapmış. Yeni yuvasında oturup yorgunluğunu gideriyormuş ki, güvercini görmüş. Hemen yanına gitmiş. Güvercin ise hala yeni yuvasını yapmakla uğraşıyormuş. Bunun üzerine karga, "Güvercin kardeş, seni tanıdım. Ben senin yuvanı haksızca sahiplenmiştim. Beni affet, diyerek ondan özür dilemiş." Ve yuvasının yapımında güvercine yardım etmiş.
O günden sonra karga, bırakın tembellik yapmayı hep başkalarının yardımına koşan biri olmuş. Bu hikayeden çok dersler çıkarmak mümkün. Asıl çıkarılması gereken ders, tembelliğin iyi bir davranış olmadığı, tembel insanların rahat bir hayat süremediğidir.

Geri