Boyama Kitabı

Sizin için seçtiğimiz çizimleri boyayın eğlenin.

Okuma Testi

Ne kadar hızlı okuyabiliyorsunuz denemek için tıklayın.

Sesli Hikayeler

Çok Bilmiş Tilki

Bir varmış bir yokmuş...
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde,
Develer tellal iken, pireler berber iken Ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar îken...
Birden ip koptu, beşik devrildi, babamın kafası yarıldı Eyvah, kaç kaçabilirsen dön köşeyi...
Neyse sözü fazla uzatmayalım, masaldır bunun adı, kaçırmayalım tadını...
Hayvanlar aleminde tilkilerin ne kadar zeki ve kurnaz olduğunu bilirsiniz.
Amaaa... "Çokbilmiş"i diğerlerinden ayıran bir özelliği vardı, biraz aptaldı...
Biraz mı? Aslında biraz daha...

Çokbilmiş henüz yavru bir tilkiydi. Annesi üzerine titriyordu ama, Çokbilmiş'in kafası neden çalışmıyor diye düşünüp dururdu. Halbuki ailesi nesilden nesile hep zeki olarak bilinirdi.
Annesi bir gün Çokbilmiş'i yanına çağırdı. "Şimdi doğru ormana gideceksin. Teyzenin yuvasını biliyorsun. 6it ondan tavuk al getir." Annesi Çokbilmişe belki anlamamıştır diye, ne istediğini tekrar anlattı..
Ancak Çokbilmiş, "Teyzemin evini unuttum" demesin mi?
Annesi, "Nasıl olur, oraya kaç kez gitmiştin, olacak şey mi bu" dedi şaşkınlıkla. Akşam olduğunda baba Tilki eve gelmişti. Çokbilmişe yemekte boynuna taktığı peçeteyi getirmesini istedi. Çokbilmiş peçetenin ne olduğunu sordu. Peçetenin bile ne olduğunu bilmeyen bir yavrusu olduğu için baba Tilki biraz utandı.
Gece olduğunda anne tilki fenalaşmıştı: "Biraz halsizim. Ateşim var galiba."
Baba tilki de fenalaşmış, onun da ateşi yükselmişti. Çokbilmişe dönerek:
"Hadi bakalım, hemen doktor çağır" dedi. "Nereden çağırayım" dedi Çokbilmiş.
Baba tilki, "Bak canım, doktor amcanın kapısını çalar, kendisini görünce annenin ve babanın hasta olduğunu söylersin. O da hemen gelir. Olur mu?"
Çokbilmiş biraz safça babasının yüzüne baktıktan sonra:
"Peki ama kapıyı nasıl çalacağım? Kapısı nerede?"
Baba tilki kızgınlıkla, "Nasıl bilmezsin?" diye bağırdı. "Doktor amcanın evi bize bitişik." Çokbilmiş hemen evden çıktı, bitişik evin kapısını çaldı. Doktor amca bir kurttu. Çokbilmiş annesinin ve babasının ateşli bir hastalıktan yatakta olduğunu söyledikten sonra koşarak evine girdi. Doktor kurt, birkaç dakika sonra eve geldi. Çantasını masanın üstüne koyarak bütün aileyi birer birer muayene etti:
"Hepiniz kızamık olmuşsunuz. Şimdilik yataktan çıkmayın. İçinizde yalnız Çokbilmiş'in bir şeyi yok."
Baba tilki hemen atıldı:
"Çokbilmiş o kadar aptal ki, hastalık bile onunla uğraşmayı göze alamaz" dedi. Doktor kurt büyük bir ciddiyetle:
"Öyle ya da böyle, Çokbilmiş size bakacak" dedi. Bunu duyan ev halkı yüzlerini buruşturdu: "Çokbilmiş bize mi bakacak, yandık desenize."
Doktor onları susturdu:
"Merak etmeyin, yakında her şeyi öğrenir" dedi.
Sonra çantasından bir şişe çıkardı. "Hepiniz bu ilaçtan günde üç birer çorba kaşığı içeceksiniz.
Çokbilmiş atıldı: "Ben de içeyim mi?" diye sordu.
Doktor kaşlarını çattı: "İlaç içmemen konusunda senin ne kadar akıllı olduğunu biliyorum. Çünkü göründüğün kadar aptal bir tilki değilsin" dedi.
Sonra gözlüklerini burnuna indirerek Çokbilmişe dik dik baktı: "Öyle değil mi?" dedi..
Çokbilmiş aptal olmadığını anlatırcasına başını salladı.
Çokbilmiş'in annesi şaşırmıştı:
"Yani Çokbilmiş aptal değil mi doktor?" "Tabii ki, değil. Artık bu oyuna bir son vermeli. Ben ne zamandır onun size özellikle aptal göründüğünü fark etmiştim." Çokbilmiş ciddi bir tavır takındı:
"Doktor amca siz var ya, çok zekisiniz ve beni ele verdiniz. Sırrımı açıklamanızı doğru bulmadım. Laf aramızda aslında herkesi kandırırken içimden ne çok gülerdim... Aptal yerine konulmak aslında çok işime geliyordu... Neden mi? Çünkü evde kimse bana iş vermiyor. Ben de istediğim gibi saatlerce oynuyordum. Ama şimdi madem benim kim ol duğumu anne ve babama söylediniz... Bundan sonra bir daha aptallık numarası yapmayacağım" dedi.
Sonra büyük bir ciddiyetle, "Artık ilaçlarınızı içme zamanı geldi" dedi.
Çokbilmiş üç kaşık çıkardı. Anne ve babasına ilaçlarını içirdi. Bunları yaparken Doktor Kurt ona dikkatle baktı.
Sonra Çokbilmişe bakıp göz kırptı:
"Biraz daha büyürsen seni yanıma asistan olarak almak isterim. Ne dersin?"

Anne Tilki Çokbilmiş'in böyle açıkgöz, kabiliyetli bir tilki olduğunu öğrenince çok sevindi. Ama kızmış gibi görünerek, "Sen çok yaramaz bir çocukmuşsun" dedi. "Bizi kandırdığın için utanmalısın. Şükret ki, bu gün hastayım, yoksa beş kardeş geliyordu." Çokbilmiş gülerek:
"İyileştikten sonra artık içinden bana kızmak gelmeyecek anne. Çünkü çok çalışkan, iyi bir tilki olacağım. Hasta olduğunuz müddet içinde hepinize nasıl bakacağımı göreceksiniz."
babama söylediniz... Bundan sonra bir daha aptallık numarası yapmayacağım" dedi.
Sonra büyük bir ciddiyetle, "Artık ilaçlarınızı içme zamanı geldi" dedi.
Çokbilmiş üç kaşık çıkardı. Anne ve babasına ilaçlarını içirdi. Bunları yaparken Doktor Kurt ona dikkatle baktı.
Sonra Çokbilmişe bakıp göz kırptı:
"Biraz daha büyürsen seni yanıma asistan olarak almak isterim. Ne dersin?"
Gerçekten sözünü tuttu. Eğer siz de Çokbilmiş gibi aptal bir tilkiye rastlarsanız sakın görünüşe aldanmayın. İçinizden:
"Sakın bu 'Masal Şekeri'nde yayınlanan Çokbilmiş adındaki tilki olmasın. Yoksa şimdi yeniden eski oyununu mu oynamaya başlamış" diye bir düşünün.
Bugünkü şeker tadında masalımız sona eriyor. Eminim bu masaldan çıkardığınız bir ders vardır. Bu size kalmış... Bizden anlatması.. Şimdilik hepiniz hoşçakalın.

Geri