Boyama Kitabı

Sizin için seçtiğimiz çizimleri boyayın eğlenin.

Okuma Testi

Ne kadar hızlı okuyabiliyorsunuz denemek için tıklayın.

Sesli Hikayeler

Kartalın Kibiri (YENİ)

Bir varmış, bir yokmuş. Yüksek kayalıklarda yaşayan bir kartal varmış. Bu kartal, bütün kartallar gibi geniş kanatlarıyla yükseklerde süzülür, keskin gözleriyle avını görür ve güçlü pençeleriyle de avını yakalarmış. Gözüne kestirdiği hiçbir avı da kaçırmazmış.
Günlerden bir gün yükseklerde süzülüp, keskin gözleriyle kendine uygun bir av bakıyormuş. “Bu defa şöyle büyük bir şey avlamalıyım" diye içinden geçirmiş. Tam o sırada aşağıda bir ceylan yavrusu görmüş. Önce tereddüt etmiş. Çünkü bu av onun için biraz büyükmüş. O güne kadar böyle büyük bir şey avlamamış. Birazcık düşündükten sonra cesaretini toplayıp ceylana doğru keskin bir dalış yapmış. Güçlü pençeleriyle ceylan yavrusunu yakalayarak, onu aldığı gibi yuvasına getirmiş. Kendine iyi bir ziyafet çekerek, karnını iyice doyurmuş. Tabi ki ceylanın hepsini yiyememiş. Ceylandan kalanları daha sonra yemek için saklamak yerine, yuvasından aşağı bırakmış.
''B u güç ve yetenek bende olduktan sonra daha iyi avlar yakalarım" diye düşünmüş. Kendisine güvenmesi iyiymiş ama kartal basbayağı kibirlenmeye başlamış.
Kibirinden dolayı arkadaşları ile görüşmez olmuş. Çünkü kendisini onlardan daha üstün görüyormuş.
Yuvasını daha yüksek yerlere taşımış. Artık yalnız yaşamaya başlamış. Bu durum bir süre devam etmiş. Büyük küçük demeden gördüğü hayvanı avlamaya çalışmış. Avlayabildiğim' avlamış, avlayamadığını ise "Bir daha ki sefere mutlaka avlarım." diyerek kibrinden vazgeçmemiş. Yine bir gün büyük bir av yakalayıp yuvasına getirmiş. Avladığı hayvanı iştahla yemeye başlamış.
Fakat birden kanadının altında büyük bir acı hissetmiş. Neler olduğunu anlayamadan acıyla kıvranmaya başlamış.
Acıdan kanatlarını kayalara çarpıyormuş. Çarpmanın etkisiyle kanatlarının arasından bir akrep yere düşmüş. işte o an kartal, çektiği acının sebebini anlamış.
Akrebe, "Neden beni soktun? Ben sana ne yaptım." diye sormuş. Bunun üzerine akrep, "Gelip benim bölgeme yuva yaptın. Her gün diğer hayvanları aşağılayıcı sözler söylüyor ve kendini çok beğeniyordun. Ben de senin bu kibirliliğine çok kızıyordum. Sana iyi bir ders vermek istediğim için seni soktum. Bak büyük bir kartal ve çok iyi bir avcı olmana rağmen benim gibi küçük bir akrep karşısında ne kadar aciz kaldın. "demiş.
Kartal yaptığı yanlışı anlamıştı ama artık çok geçti. Akrep'e "Boşu boşuna kibre kapılmışım. Kendimi çok büyük görmüşüm. Oysa ki, büyüklük güçle olmuyormuş" deyip oracığa yığılıvermiş.
Akrep'in niyeti kartalı öldürmek değil ona iyi bir ders vermekmiş. Onun için onu öldüresiye sokmamış. Bundan dolayı Karta! bir süre sonra kendine gelmiş. Olanları hatırlamış. Kibirlendiği için kendinden utanmış. Vakit geçirmeden eski, normal hayatına geri dönmüş.
Sevgili yavrularım!
Küçücük bir akrebin güçlü kartala ne yaptığını gördünüz. Kendini beğenmişlik ve kibir her zaman sahibine zarar verir. Hayatta ne olursa olsun, ne olursanız olun asla kibirlenip büyüklenmeyin.

Geri