Boyama Kitabı

Sizin için seçtiğimiz çizimleri boyayın eğlenin.

Okuma Testi

Ne kadar hızlı okuyabiliyorsunuz denemek için tıklayın.

Sesli Hikayeler

Kulede İftar

Bir varmış bir yokmuş. Eski zamanlardan kalan bir kule varmış. Adı da Kız Kulesiymiş. Kız Kulesi'nin patronu Ramazanda gelen misafirlerine harika bir iftar sofrası sunarmış.
Bu patronun bir de şımarık mı şımarık bir kedisi varmış. Her gün kendisine özel yapılan balkonuna çıkar, yemeğini yer ve etrafındakileri seyredermiş. Patronunun yaptığı yemekleri hiç beğenmez, kendi kendine durmadan söylenirmiş:
"Somon balığının üzerine hiç sarımsaklı krema konur mu, orucunu açan kişiye bu kadar yemek verilir mi, herkes aç geliyor senin verdiğin yemeklere bak!" diye.
"Ah bir fırsat olsa da şuranın başına ben geçsem" diye dua edermiş. Bunu anlayan Kulenin patronu kediye bir oyun oynamak istemiş. "Bakalım bensiz ne yapacaksın?" demiş ve tatile çıkmış “İşte fırsat bu fırsat" diyen kedi bütün çalışanları etrafına toplamış ve “Bundan sonra buranın sorumlusu benim. Ben han-gi yemekleri istersem onları yapacaksınız. Bu akşam arkadaşlarımı iftara çağırdım. Verdiğim listeye tamı tamına uyun ve hazırlıklara başlayın" demiş.
Çaresiz herkes boyun eğmiş. Kedi patronun söylediği yemekleri yapmışlar. Hatta o kadar çok yemek yapılmış ki, Kulenin içine bile sığmamış. Çalışanlar yemeklere çarpmamak için
kıvrıla kıvrıla yürüyormuş. "Efendim bu kadar yemek ne olacak? Oruçluyken kim-se bu kadar yemek yiyemez. Ziyan olacaklar" deseler de kedi patrona kimse bunu kabullendiremiyormuş. Zaten açlıktan hem gözü hem beyni dönüyormuş . Kimseye laf anlatamazmış, îftara yakın kedi patronun arkadaşları; kediler, köpekler, sincaplar, solucanlar,ayılar,su aygırları...Kim var, kim yok herkes gelmiş. Misafirler akşam ezanı okununca oruçlarını açmışlar açmasına ama daha ikinci tabağa bile gelmeden "Biz doyduk Allah artırsın,sofrayı kuran kaldırsın" deyip akşam namazını kılmak için kalkıyorlarmış. Kedi patronun gözü kimseyi görmüyor, durmadan yemek yiyormuş. Artık çatlayacak hale gelmiş. Kimse onu yerinden oynatamıyor- muş. Bunu gören arkadaşları kedi patronun yanına gelmiş:
"Sen ne yaptın böyle? Oruç açılırken bu
kadar yemek yenir mi? Bak ben bile bu ayı halimle az yiyorum ki midem dinlensin. Orucun faydalarından biri de budur zaten" demiş ayı.
Sonra sözü solucan almış:
"Ne gerek vardı bu kadar yemeğe? Hepsi ziyan olup çöpe gidecek".
Kedi hatasını anlamış anlamasına ama biraz geç olmuş.
Bütün arkadaşları ona “Allah sana kolaylık versin, biz sahur için biraz yemeklik aldık ama daha bir sürü var “ deyip tekneye binip evlerine gitmiş.
Kedi tek başına kalmış. Sinirli bir şekilde çalışanlarını çağırmış ve:
"Kim dedi size bu kadar yemek yapın diye? Ne olacak şimdi bu yemekler?" demiş. Çalışanlar ise "Siz dediniz kedi patron. Biz de yaptık. Üstelik sizi uyardık." demiş.
Kedi artık hatasını kabul etmesi gerektiğini düşünmüş ve: "Evet açgözlülük yaptım. Ke-diler nankör olur derler ama bir de açgözlülüğümüz var işte."
Çalışanlar aralarında gülüşmüşler. Kedi patron da onlara eşlik etmiş. “Peki şimdi bu ka-dar yemeği ne yapacağız?" diye sormuş. Çalışanlar ise" Efendim karşı adada çok fakir bir halk yaşıyor. İsterseniz bütün yemekleri oraya dağıtalım. Hem bu gece güzel bir sahur yaparlar. Hatta iftarlık yemekleri bile çıkar."
Kedi patron hemen kabul etmiş. Sonra Kulenin asıl patronuna bir mektup yazmış: "Sevgili Kule patronu bir an önce buraya gelmezsen bir dahaki Ramazana yiyecek bulamayabiliriz. Bana sen yokken o kadar çok yemek yediriyorlar ki, bir an önce gel". Mektubu alan Kule patronu durumu anlamış tabi... Geri döndüğünde eskisi gibi Kız Kulesinde iftarlar, yemekler ziyan olmadan Peki Kule patronu dönünce kediye ne mi ol-muş? Ne olacak? Artık patrona hiç kızmıyor ve artan yemekleri de fakirlere dağıtıyormuş.
Bu masal da burada bitmiş!

Geri